Horlama Tedavisinde
14 Yıllık Deneyim
Bizi Arayın
Bize Ulaşın

Uyku Apnesi Nedir, Nasıl Olur?

Uyku apnesi; uyku esnasında solunumun en az 10 - 20 saniye boyunca normal değerinin %20’den alta düşmesi ile tanımlanan bir hastalıktır. Apne, Yunanca’da soluksuz kalmak anlamına gelir. Uyku sırasında tekrarlayan solunum durmalarına sebep olan uyku apnesi sendromu, kandaki oksijen miktarını azaltırken karbondioksit miktarını arttırır.

Beyin, uyku esnasında solunumun durmasıyla azalan oksijen miktarını farkeder  ve derin uykudan (REM) çıkarak hava yolunun tekrardan açılmasını sağlar. Halk arasında uyanayazma (arousal) olarak bilinen bu durum, kısa süreli ve ani geçişleri ifade eden yüzeysel uyku evresidir.

Uyku apnesi olan kişilerde, solunumun durması ve yeniden başlatılması belli aralıklarla tekrar ederek gece boyunca devam edebilir. Arousal denilen bu durum, kısa süreli geçişler olduğu için kişiler, gece boyunca farketmez ve sabah uyandıklarında da hatırlamazlar. Uykunun solunum durması ile kesintiye uğraması, kan basıncında (tansiyon) ve kan şekerinde ani değişikliklere sebep olduğu için oldukça tehlikelidir.

Uyku Apnesi Çeşitleri Nelerdir?

Uyku apnesi; tıkayıcı, merkezi ve bileşik olmak üzere 3 çeşide ayrılır. Toplumun yaklaşık %84’ü tıkayıcı uyku apnesi hastasıdır. Bileşik uyku apnesi %15 oranla gözlemlenirken, merkezi uyku apnesi ise %1 oranla karşımıza çıkar.

  1. Tıkayıcı Uyku Apnesi (OSA: Obstructive Sleep Apnea)

Yumuşak damak, küçük dil, yutak ve dile ait boğaz kaslarının gevşemesi sonucunda, hava yolu daralarak solunum durmasına sebep olur. Oksijen miktarının azalması ile uyanan beyin, kısa nefesler veya şiddetli horlama ve yutkunma dürtüsü ile solunumu tekrardan başlatmaya çalışır. Kişiler, çoğunlukla bu durumdan haberdar değildir ve sabah uyandıklarında da hatırlamazlar.

  1. Merkezi Uyku Apnesi (CSA: Central Sleep Apnea)

Uyku apnesi sendromunda %1 ile %2 oranla nadir görülen bir uyku apnesi türüdür. Beynin, solunum kontrolünden sorumlu kaslara gerekli sinyalleri gönderememesi durumunda ortaya çıkar. Tıkayıcı uyku apnesine kıyasla, kişiler daha sık uyandıkları için durumun farkına varır ve uyandıklarını hatırlarlar.

  1. Bileşik Uyku Apnesi (MSA: Complex-Mixed Sleep Apnea)

Tıkayıcı ve merkezi apnenin birlikte görüldüğü uyku apnesi türüdür. Toplumun yaklaşık %15 ile %18’inde görülür. Hastalık ilk başlarda tıkayıcı apne belirtileri verse de, basınçlı hava tedavisinin (CPAP) ardından merkezi apne belirtileri ortaya çıkmaya başlar. Gelişen tedavi yöntemleri sayesinde son yıllarda görülme oranı azalmıştır.

Uyku Apnesi Neden Olur? Kimler Uyku Apnesi Riski Taşıyor?

Uyku apnesinin nedeni, yapısal ve çevresel faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösterir. Boğaz kaslarının gevşeyerek hava yolunu kapatması, uyku apnesine sebep olan başlıca nedendir. Geniz eti, büyük bademcikler ile üst solunum yolundaki darlık gibi yapısal bozukluklar da, uyku apnesine sebep olur. Uyku apnesine yol açan risk faktörleri, pek çok etkene bağlı olarak değişkenlik gösterir.

  • Fazla kilo veya obezite: Kilo fazlalığı, üst solunum yollarını daraltır ve hava geçişini engelleyerek uyku apnesine sebep olur.
  • Cinsiyet: Uyku apnesi, erkeklerde kadınlara kıyasla 4 kat daha fazla görülür. Kadınlık hormonlarının, uyku apnesini engellediği gözlemlenmiştir.
  • Yaş: Yaşın ilerlemesiyle birlikte kas kütlesi azalarak yağ kütlesi artar. Artan yağ miktarı, hava yolunu daraltarak uyku apnesine sebep olur. Uyku apnesinin görülme sıklığı, gençlere kıyasla orta yaşın üzerindeki yetişkinlerde 2 – 3 kat daha fazladır.
  • Anatomik bozukluklar: Alt çenenin geride olması, boynun kısa ve kalın olması uyku apnesi riskini arttırır.
  • Yapısal bozukluklar: Geniz eti, büyük bademcikler, yumuşak damak ve dil kökündeki sorunlar uyku apnesine yol açar.
  • Alkol, tütün ve ilaç kullanımı: Alkol, sigara, sakinleştirici veya uyku ilacı kullanmak uyku apnesine yakalanma riskinizi arttırır.
  • Kronik hastalıklar: Tiroid bezlerinin yeterli düzeyde çalışmaması, kalp ve damar hastalıkları, hipertansiyon, ses tellerinde felç, Down sendromu, Marfan sendromu, Akromegali vb.
  • Burun tıkanıklığı: Burunda tıkanıklık oluşması, solunumu olumsuz etkileyerek uyku apnesine sebep olur.

Ani Ölüme Sebep Olabilen Uyku Apnesinin Belirtileri Nelerdir?

Uyku apnesi, bilincimizin kısmen kapalı olduğu uyku esnasında solunumu durduğu için farkedilemez. Ancak yanında uyuyan kişiler fark eder ve ani ölümle dahi sonuçlanabir. Hastaların büyük çoğunluğu, bu durumu önemsemediği veya farkında olmadığı için doktora gitmez. Hâlbuki zamanında tedavi edilmediği takdirde kalp krizi, felç (inme), Alzheimer, iktidarsızlık (impotans), kalp ritim bozukluğu, yüksek tansiyon, kalp büyümesi, kanser, obezite, diyabet ve mide hastalıkları (reflü vb.) gibi pek çok ciddi hastalığa davetiye çıkarır.

Uyku apnesi olan kişilerde; konsantrasyon güçlüğü, unutkanlık, davranış bozuklukları, huzursuzluk, gündüz sürekli uyuklama hâli ve uyuma isteği, depresyon, baş ağrısı, ağız kuruluğu, sık idrara çıkma, sinirlilik hâli, uykusuzluk ile çocuklarda hiperaktivite gibi yaşam standartlarını olumsuz etkileyen sonuçlar ortaya çıkar. Uyurken farkında olmasanız dahi gün içerisinde uyku apnesi belirtilerini gözlemleyerek zamanında önlem alabilirsiniz.

  • Uyurken boğulma hissi ile aniden uyanıyorsanız,
  • Uyku esnasında gürültülü horlama veya hırıltılı nefes alma şikâyetleriniz varsa,
  • Uyurken aşırı terliyor veya huzursuz uyuyorsanız,
  • Gün içerisinde sürekli uyuma isteği duyuyorsanız,
  • İşinize konsantre olmakta zorlanıyorsanız,
  • Sabahları yorgun uyanıyor ve hâlsiz hissediyorsanız, vakit kaybetmeden bir uyku laboratuvarına başvurarak uyku testi (polisomnografi) ve uyku ölçeği analizi yaptırmalısınız.

Uyku Apnesi Teşhisi Nasıl Konulur?

 Uyku apnesi belirtileri taşıyan kişilerin, hem KBB uzmanına görünmeleri hem de uyku laboratuvarında gerekli testleri yaptırmaları gerekir. Uyku Apne Ünitesi’ne başvuran hastanın, ilk olarak şikâyetleri dinlenerek muayene edilir. Değerlendirme kapsamında üst solunum yolu muayenesi yapıldıktan sonra, poligraf cihazlar ile beyin, karın, kalp ve göğüs aktiviteleri incelenerek kan basıncı ölçümü yapılır. Ardından uyku laboratuvarına yönlendirilen hastaya, polisomnografi adı verilen uyku testi yapılır.

Hastanın vücuduna elektrotlar takılarak, uyku esnasındaki hareketleri ve beyin aktivitesi incelenir. Ortalama 4 – 7 saat süren uyku testinde; solunum durması, tansiyon, erekte olma durumu ve uyku pozisyonları incelenir. Hastalığa tanı koyarken, apne ve hipopne (hava akımı indeksi) sayıları dikkate alınır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda uyku apnesinin olup olmadığı belirlenir. Uyku apnesi teşhisi konulan kişilere, uyku apnesine sebep olan faktörlere bağlı olarak farklı tedavi yöntemleri uygulanır.

Uyku Apnesi Nasıl Tedavi Edilir?

Obezite, alkol ve tütün kullanımı gibi çevresel faktörlerden kaynaklı uyku apnesi tedavisinde, ilk olarak bu sorunların ortadan kalkması için medikal  yöntemlere başvurulur. Hastalığın derecesi ve seyrine göre cerrahi ve cerrahi olmayan farklı tedavi yöntemleri uygulanabilir.

  • Horlama protezi: Cerrahi bir uygulama olmayan horlama protezi, uyku apnesi tedavisinde en etkili yöntemdir. Ekonomik ve etkin bir tedavi yöntemi olan horlama protezi; ağız, diş ve çene yapısına göre kişiye özel olarak hazırlanır. Sadece uykuda kullanıldığı için hastanın gündelik hayatını da olumsuz etkilemez. Dişler üzerine yerleştirilen horlama protezi, uyku esnasında hava yolunu tıkayan dokuları toparlayarak uyku apnesi oluşumunu engeller. Aynı zamanda horlama tedavisinde de %90 - %95 oranla başarı elde edilir. Taşıma, temizleme ve bakım işlemleri de oldukça kolaydır. Kişilerin proteze hızlı uyum sağlaması ve uygulamanın acısız olması sayesinde, Amerikan Uyku Akademisi Derneğine göre uyku apnesi tedavisinde hastalar tarafından en çok tercih edilen yöntem olmuştur.
  • Cerrahi uygulamalar: Burun kemiğinin veya kıkırdağının düzeltilmesi, bademcik ameliyatı, dil köküne radyofrekans uygulaması, dil kökü askısı, çene yapısını öne kaydırma, damak germe ve küçük dil ameliyatı gibi yöntemler, uyku apnesi tedavisinde uygulanan cerrahi yöntemlerdir. Enfeksiyon riski, ameliyat sonrası iyileşme zorluğu ve gündelik hayatı olumsuz etkilemesi sebebiyle, hem hastalar hem de doktorlar tarafından pek tercih edilmez ya da son çare olarak başvurulur. Cerrahi yöntemler, uyku apnesi olan her hastaya uygulanamaz ve tekrar etme (nüksetme) olasılığı yüksektir.
  • Pozitif hava yolu basıncı: Ağza ve burna oturan CPAP-BPAP maskesi, solunum yoluna sabit basınçlı hava üfleyerek tıkanık nefes yolunu geçici olarak açar. Oldukça gürültülü çalışan maske, hem eşlerin hem de kişinin uykusunu olumsuz etkiler. Taşıma zorluğu, hastanın konforunu olumsuz etkilemesi, temizlik ve bakımının zor olması açısından hastalar tarafından pek tercih edilmez. Bu tür maskeler, hastalığı tedavi etmeyen geçici çözümlerdir.
  • Geçici çözümler: Horlama yastığı, oral aparatlar, boğaz egzersizi, burun bantları, bitkisel yağ ve çay gibi yöntemler, anlık rahatlama sağlasa da uyku apnesini tedavi etmeyen geçici çözümlerdir.

Uyku Apnesi Testi

1. Haftada 3 geceden fazla horluyor musunuz?

Evet 2, Hayır 0

2. Horlamanız çok gürültülü mü?

Evet 2, Hayır 0

3. Uykuda boğulur gibi olduğunuz ya da nefesinizin kesildiği söylendi mi?

Ara Sıra 3, Sıklıkla 5, Hayır 0

4. Boyun çevrenizi en çıkıntılı yerden ölçtüğünüzde kaç cm oluyor?

Erkek: 43 cm’den ince: 0

Erkek 43 cm’den kalın: 5

Kadın 40 cm’den ince: 0

Kadın 40 cm’den kalın: 5

5. Yüksek kan basıncı için tedavi aldınız mı?

Evet 2, Hayır 0

6. Ara ara sakin bir yerde otururken uyuyakalıyor musunuz?

Evet 2, Hayır 0

7. Araba kullanırken veya kırmızı ışıkta beklerken uyuyakaldığınız oldu mu?

Evet 2, Hayır 0

Sonuçlar

9 puan ve üzeri: Mutlaka bir uyku laboratuvarına başvurarak uyku testi yaptırmalısınız.

6 - 8 puan arası: Doktora başvurmalısınız. Muayene sonunda uyku laboratuvarına yönlendirerek uyku testi yaptırmanızı önerebilir.

5 puan ve altı: Uyku apnesi açısından düşük risk grubundasınız.

 

Sizde Uyku Apnesinden Kurtulun !

Rahat bir uyku, sağlıklı bir yaşam için hemen bizimle irtibata geçin.

+90 216 363 34 34 Hemen Başvur
Takip Et Abone Ol