Horlama Tedavisinde
14 Yıllık Deneyim
Bizi Arayın
Bize Ulaşın

Kalp Krizi Nedir? Belirtileri Nelerdir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kalp Krizi Nedir? Belirtileri Nelerdir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Dengesiz ve sağlıksız beslenme, düzensiz hayat, olumsuz yaşam koşulları, tütün ve tütün mamulleri kullanımı, obezite gibi nedenler ile görülmesi durumu yirmili yaşlara kadar düşmüş olan kalp krizi; ölümle sonuçlanabilecek bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlığa dair korunma yöntemlerini, tedavi süreçlerini ve en önemlisi kalp krizi esnasında neler yapmanız gerektiğini bu yazıda en sade anlatımla bulabileceksiniz.

Kalp Krizi Nedir?

Tıp dünyasının “Miyokard Enfarktüsü” olarak tanımladığı “kalp krizi” en basit tabir ile kalbi besleyen atardamarlardan birinin ya da bir kaçının birden bire tıkanmasıdır. Bu tıkanma neticesinde damarın beslediği kalp kasları yeteri derecede oksijen alamaz ve buna bağlı olarak ilgili kas dokularında tahribat oluşur. Oluşan tahribatın giderilmemesi durumunda da hasar kalıcı hale gelir ve kaslar işlevini kaybeder. Bu durumda kalbin kan pompalama gücü düşer ve diğer organlara yeteri kadar kan pompalanamadığında mütevellit, kalp yetmezliği durumu ortaya çıkabilir.

Söz konusu damar tıkanıklıkları genelde; yağ ve kolesterol moleküllerinin damar duvarlarında birikip plak oluşturmasından kaynaklanır.

Kalp Krizi Belirtileri Nelerdir?

Halk arasında “kalp krizi esnasında kalp ağrımaz” şeklinde yanlış bir inanış vardır. Aksine kalp krizinin en büyük habercisi, şiddetli göğüs ağrısıdır. Göğüsteki ağrı genelde şiddetli göğüs yanması ile birlikte görülür.

Bazı vakalarda ağrı genellikle sol kolda da kendini gösterir. Nadir olmakla birlikte sağ kolda görüldüğü vakalarda vardır. Sol kolda görülen ağrı, çene kısmına doğru ilerler. Bu belirtilerle birlikte şiddetli ve soğuk terleme nöbetleri de geçirilebilir. Göğüs kısmında yeri tam tarif edilemeyen bir sıkışma da görülebilir. Bu ağrı ve sıkışmalar hasta hareket ettiği müddetçe artar. Hasta hareketsiz kaldığında ise azalır.

Şiddetli göğüs ağrısı ve terleme nöbeti, kalp krizinin en belirgin habercisidir. Bu semptomlarla birlikte nefes darlığı, çarpıntı, ritim bozukluğu hatta bayılma da gözlemlenebilir.

Yaşlı kişilerin ve diyabet hastaların kalp krizi geçirdiğini fark etme olasılığı oldukça düşüktür. Genelde nefes darlığı ve terleme nöbeti dışında bir belirti göstermezler ve şiddetli göğüs ağrısı hissetmezler. Bu sebeple “sessiz miyokard infarktüsü” olarak bilinen “sessiz kalp krizi” vakaların büyük çoğunluğunu oluşturmaktadır. Sessiz kalp krizi geçirilen vakaların birçoğu maalesef, hastaneye dahi gidilemeden ölümle sonuçlanmaktadır. Bu sebeple yukarıdaki belirtilerin oluşması halinde acilen bir uzman hekime başvurmak önemlidir.

Kimler Kalp Krizi Geçirme Riski Taşır?

Kalp krizi genelde beslenme alışkanlıkları ve yaşam koşullarına bağlı olarak, yaş ya da cinsiyet ayrımı görünmeksizin, herkes de rastlanabilecek bir rahatsızlık türüdür. Ancak menopoz dönemine girmemiş olan kadınlardaki östrojen hormonu nedeni ile kalp krizi riski daha azdır. Fakat menopoz döneminden sonra bu risk erkeklere oranla artış gösterir.

Genelde sigara içenlerde, haddinden fazla ve sağlıklı olmayan yağları tüketenlerde, aşırı stresli hayat sürenlerde; kalp krizi geçirme riski daha yüksektir. Solunum yolundaki kronikleşmiş rahatsızlıklar, uyku apnesi ve ilerleyen yaş; kalp krizi riskini arttırır.

Uyku Apnesi ve Kalp Krizi

Uyku apnesi; boğaz kısmındaki dokuların anatomik ya da obeziteye bağlı sebeplerle, uyku esnasında soluk yolunu tıkamasıdır. Bu tıkanma gecede onlarca defa tekrarlanır. Her tekrar on saniye veya daha uzun sürede gerçekleşmektedir. Tıkanma esnasında vücut yeteri kadar oksijen alamadığından dolayı, kalbe yeterli derecede oksijen sağlanamaz. Bu nedenle uykuda kalp durması veya kalp krizi gerçekleşebilir.

Uyku apnesi; %90 - %95 başarı oranı ile herhangi bir cerrahi müdahaleye gerek kalmadan; horlama protezi isimli medikal aparat ile tedavi edilebilmektedir. Uyku apnesi problemi yaşayan ve horlama protezi ile tedavi olan hastaların görüşlerini incelemek için BU sayfayı ziyaret edebilirsiniz.

Kalp Krizi Önlemenin Yolları

Aslında kalp krizini önlemek daha doğrusu kalp krizi geçirme riskini azaltmak hayat tarzında yapılacak bazı değişimlerle mümkün olabilmektedir.

Kalp krizinin en büyük tetikleyicisi hareketsiz bir yaşam ve beraberinde oluşan fazla kilolardır. Yapılan bilimsel araştırmaların ışığında günde en az 30 dakika egzersiz yapmayan kişilerin kalp krizi geçirme olasılıklarının daha yüksek olduğunu söylemek mümkündür. Ayrıca doğal ve dengeli beslenmek, kolesterole dikkat etmek, tansiyonu ve kan şekerini kontrol altına almak da kalp krizi geçirme riskini minimize eder.

Sigara, tütün, pipo, puro, nargile gibi kötü alışkanlıklara dur demek de kalp krizi riskini azaltmaktadır.

Kalp Krizi Esnasında Yapılması Gerekenler

Eğer yakınızdaki kişinin kalp krizi geçirdiğini düşünüyorsanız ve herhangi bir ilkyardım eğitiminiz yoksa acilen bir ambulans çağırın ve herhangi bir müdahalede bulunmayın. Ambulans gelene kadar aşağıdaki adımları uygulayın:

  • Kalp krizi geçirdiğinden şüphelendiğiniz kişinin oturmasını sağlayın. Ayakta kalmasına müsaade etmeyin.
  • Kalp krizi şüphesi olan kişinin varsa kravatını genişletin ve varsa gömleğinin düğmelerini açın.
  • Aspirin ya da muadili bir hapı çiğnemesini sağlayın.
  • Kalp krizi şüphesi olan kişinin burun deliklerini kapatın ve kuvvetli biçimde öksürmesini sağlayın. Bu hareket kan akışının bir nebze hızlanmasını sağlamaktadır.
  • Ortama mümkün olduğu kadar fazla oksijen girmesini sağlayın. Açılabilen tüm pencere ve kapıları açın.
  • Eğer kriz geçiren kişi direksiyon başında ise aracı park etmesini sağlayın.
  • İlkyardım eğitimi almamış kişilerin hastaya müdahale etmesine engel olun.

Kalp Krizi Tedavisi

Kalp krizi şüphesi ile bir sağlık kuruluşuna getirilen hastada EKG ve diğer tetkiklerin neticesinde kalp krizi tanısı netlik kazanırsa; anjiyo (anjiyografi veya arteriografi olarak da isimlendirilir) olarak bilinen medikal görüntüleme tekniği kullanılır. Bu teknikte kalbi besleyen damarların hangilerinde sertleşme, tıkanma ya da daralma olduğu tespit edilir. Yapılan tespit neticesinde vakanın durumuna göre aşağıdaki tedavi yöntemleri uygulanır.

  • Balon Anjiyoplasti: Anjiyoplasti kateteri isimli medikal aparat ile gerçekleştirilen damar açma yöntemidir. Bu aparat elastik yapıya sahip uzun ve ince bir materyaldir. Anjiyografide belirlenen tıkalı damara bu kateter ile girilir ve hedef damara kılavuz bir tel iletilir. Kılavuz tel üzerinden damara gönderilen doku genişletici plastik cerrahi balon kontrollü olarak şişirilir. Şişirilme ile damarın açılıp açılmadığını görüntülemek için tekrar medikal görüntüleme sistemine başvurulur. İşlem genelde yarım saat ya da daha kısa sürede biter. Damarın açılması halinde, farklı bir tıbbi durum söz konusu değil ise hasta 24 saat sonra taburcu edilir.

 

  • Stent Yerleştirilmesi: Doku genişletici plastik cerrahi balon tedavisi uygulanamadığı ya da bu tedavinin başarı gösteremediği durumlarda, stent yerleştirilmesi metoduna başvurulur. Damar yoluna girilerek iletilen plastik cerrahi balon vasıtası ile stent, damar iç duvarına kontrollü olarak yerleştirilir. Rulo biçiminde, paslanmaz medikal malzemeden imal edilen ve kafes formunda olan stentler; ilaçlı stent, yalın metal stent ve eriyebilen stent olarak üç guruba ayrılır. Yalın metal stentler ve ilaçlı stentler bir müddet sonra endotel tabakası ile kaplanır ve damar duvarında kalıcı hale gelir. Eriyebilen stentler ise metabolizmaya göre değişiklik göstermekle beraber, azami sekiz ay zarfında kendiliğinden kaybolur. Operasyon sonrası farklı bir komplikasyon gelişmemesi halinde 24 – 72 saat aralığında hasta taburcu edilir.

 

  • Bypass Ameliyatı: Kalbi besleyen damarların açılması stent tedavisi ile mümkün olamıyor ise “Koroner Arter Bypass Ameliyatı” gerçekleştirilir. Genel anestezi altında yapılan bu ameliyatta vücudun başka bir bölgesinden alınan damarın bir ucu; tıkalı olan damarda, tıkalı olan bölgeden hemen sonraki kısma monte edilir. Diğer uç ise o bölgeye en yakın olan, kan akışında sıkıntı olmayan başka bir damara bağlanır. Kısacası kan pompalanması damardan yapılan bir köprü vasıtası ile gerçekleştirilir. Bypass ameliyatı, taburcu olma ve iyileşme sürecinin daha uzun sürdüğü bir tedavi yöntemidir.

Kalp Krizi Geçirenler Nelere Dikkat Etmeli?

Kalp krizi geçirenlerin dikkat etmesi gereken en önemli unsurlar; yaşam alışkınlıkların değişmesi ve düzenli ilaç kullanımıdır. Özellikle tütün ve tütün mamulleri kullanımı terk edilmelidir. Düzenli ve fiziksel olarak yeterli derecede hareket içeren bir hayat tercih edilmelidir. Doktorun verdiği ilaçlar eksiksiz ve tavsiye edilen aralıklarla kullanılmalıdır.  Varsa fazla kilolar verilmeli, sağlıksız beslenmeden uzak durulmalıdır.

Yorum Yap
ÜCRETSİZ RANDEVU AL /TEDAVİ BAŞVURU FORMU
Horlama Tedavisi Bilgi ve
Randevu Formu
Takip Et Abone Ol