Horlama Tedavisinde
14 Yıllık Deneyim
Bizi Arayın
Bize Ulaşın

Uyku Bozukluğu Türleri nelerdir?

Uyku Bozukluğu Türleri nelerdir?

Nöroloji bilimi ile alakası olmayan kişiler dahi, sağlıklı bir uykunun çok önemli olduğunu bilir. Zira uyku bir anlamda zihin ile bedenin dinlenmesi anlamına gelir. Uyku esnasında iç organlar deyim yerindeyse inzivaya çekilir. Kalp atışı ve solunum yavaşlar, sinir sistemi kendisinde oluşan tahribatları tamir eder. Ayrıca uyku esnasında kaslarımız da dinlendiğinden dolayı vücudumuz fiziksel olarak da rahatlama imkanı bulur. Kısacası sağlıklı bir yaşam için sağlıklı uyku elzemdir.

Sağlıklı bir uyku süreci yaşanmasını engelleyen ve ”hastalık” olarak tabir edilebilecek uyku bozuklukları ise kişinin tüm yaşam kalitesini olumsuz etkilemekle beraber, hayati tehlikelere de neden olmaktadır. Bu yazımızda bazı uyku bozukluklarında kullanılan tanı ve tedavi yöntemlerine değineceğiz.

  1. Horlama

Uyurken alınan nefesin soluk yolundan geçerken herhangi bir tıkanıklıktan mütevellit dokulara çarptığında çıkardığı sesi horlama olarak tanımlayabiliriz. Uyuma pozisyonu, aşırı yorgunluk, kullanılan ilaçlar, aşırı alkol kullanımı, sinüzit, obezite ve uyku apnesi gibi durumlar horlamanın nedeni olabilmektedir. Horlama nadiren görülebileceği gibi, kronik hale de gelmiş olabilir. Kronik hale gelen horlamanın nedeninin tespit ve tedavi edilmesi gerekir

Horlama Belirtileri: Uyku esnasında nefes alışverişlerinde rahatsız edici derecede ses çıkarma.

Horlama Tedavisi: Kronik hale gelen horlama rahatsızlıklarında %90-95 oranında başarı gösteren horlama protezi sayesinde cerrahi bir müdahaleye gerek kalmadan, acısız, ağrısız bir tedavi gerçekleştirilebilir. Bu medikal aparat ile yapılan tedavilerde, kullanım anından itibaren ve kullanım süresince rahatsızlık ortadan kalkar. Horlama protezi hakkında ayrıntılı bilgiye BU sayfayı ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

  1. Uyku Apnesi

Uyku esnasında solunumun 10 saniyeden fazla bir süre durması ve bu durumun saatte birkaç defa tekrarlanması olarak bilinen hastalık, uyku apnesi olarak isimlendirilir. Uyku apnesi; kalp krizi, beyin felci gibi rahatsızlıkları da tetikleyebilir. Tedavi edilmezse hayati tehlike yaratabilir. Genelde burun, boğaz ve çene kısmındaki anatomik bozukluklar ve aşırı kilodan dolayı kaynaklanmaktadır.

Uyku Apnesi Belirtileri: Horlama, uzun saatler uyunsa bile uykuyu alamama, gün içerisinde sürekli uyuma isteği, uykuda boğulma hissi yaşama gibi durumlar uyku apnesinin belirtilerindendir.

Uyku Apnesi Tedavisi: Çok kısa bir süre öncesine kadar uyku apnesi tedavisi için sadece cerrahi yöntemlere başvurulmaktaydı. Ancak uyku apnesi ameliyatı olan kişilerin, ameliyat sonrası yaşadığı sıkıntılar ve ameliyat esnasında ortaya çıkması muhtemel komplikasyonlar nedeniyle bilim çevreleri bu tedavi metoduna alternatif yöntem arayışına girmişlerdir. Günümüzde CPAP maskesi ve horlama protezi uyku apnesi tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

CPAP maskesi; boyutlarının büyük olması ve taşınmasının problem teşkil etmesi, çalışırken enerji ihtiyacı duyması ve bir miktar ses çıkarması, yurtdışı seyahatlerde bazı gümrük kapılarında görevli personel tarafından çeşitli belgeler talep edildiği için bazı zorluklara neden olması gibi durumlar sebebiyle kullanan hastalar tarafından bir müddet sonra süreci devam ettirilmeyen bir tedavi yöntemidir.

Horlama protezi, kişiye özel olarak imal edilen, cepte taşınacak kadar küçük olan, çalışırken gürültü çıkarmayan ve enerji ihtiyacı duymayan, kullanıldığı andan itibaren uyku apnesi tedavisini sağlayan ve hastaların %90-95’inde başarılı sonuçlar veren medikal bir üründür. Horlama protezi kullanan hastaların bu medikal aparat ile alakalı yorumlarına BU sayfayı ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

  1. REM Uykusu Davranış Bozukluğu

Sağlıklı bir yaşam sürebilmek için REM uykusu süreçlerini kaliteli bir şekilde tamamlamak gerekir. REM uykusu hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmak ve önemini daha iyi kavramak için BU yazımızı okuyabilirsiniz.

REM uykusu esnasında “fizyolojik uyku felci” olarak adlandırdığımız ve “uykuda hareket edememe” olarak tanımlayabileceğimiz durum oluşur. REM uykusu evresinde olan kişi, hiçbir şekilde hareket edemez. Ancak “REM uykusu davranış bozukluğu” isimli rahatsızlığın pençesinde olan kişiler istisnadır.

Genelde sabaha karşı ya da uyanmadan hemen önce görülen rüyalar esnasında baş gösteren bu rahatsızlık, nadiren de olsa, uyuduktan iki saat sonra (yani ilk REM uykusu evresinde) görülen rüyalar esnasında da ortaya çıkabilir. REM uykusu davranış bozukluğu olan kişiler sıklıkla şiddet içeren rüyalar görür. Bu rüyalar esnasında fizyolojik uyku felci gerçekleşmediği için hasta fizyolojik tepkiler gösterir. Eğer rüyasında kavga ediyorsa yanındaki partnerine şiddet gösterebilir ya da duvarlara yumruk atabilir. Hatta bazı vakalarda kesici, delici cisimlerle etrafa saldırdığı görülebilir.

REM uykusu davranış bozukluğu olan insanlar, normal yaşamlarında şiddet eğilimi olmayan kişiler olabilirler. Ayrıca bu rahatsızlık Parkinson hastalığının habercisi olabilir ve Parkinson ile birlikte nüksedebilir. Genelde yetişkin erkeklerde görülen bu hastalığa, nadiren de olsa genç yaşlarda da yakalanma olasılığı vardır.

Zaman zaman psikiyatrik tedavi için kullanılan ilaçların yan etkisi olarak da REM uykusu davranış bozukluğu rahatsızlığına yakalanmak mümkündür.

REM Uykusu Davranış Bozukluğu Belirtileri: Uykudan bağırarak uyanma, uyku esnasında şiddet eğilimleri gösterme.

REM Uykusu Davranış Bozukluğu Tedavisi: Bu rahatsızlığın tespiti için “polisomonografi” adı verilen uyku testi yapılması gerekir. Uyku testi ile alakalı daha ayrıntılı bilgi almak için BU sayfayı ziyaret edebilirsiniz.

REM uykusu davranış bozukluğu tanısı konulan bir hastanın yatak odasında kesici, delici, yaralayıcı cisimler bulundurulmamalıdır. Hekimler bu hastalığın tedavisinde sıklıkla Klonazepam, Melatonin ve Pramipeksol tedavisine başvurular. İlaç kullanım dozlarının ve ilaç türünün hekim tarafından belirlenmesi şarttır. Aksi halde farklı rahatsızlıklar ortaya çıkabilir.

  1. Parasomnia (Gece Terorü)

Genelde çocuklarda, bazen ergenlerde, nadiren de yetişkinlerde görülen bir uyku bozukluğu olan gece terörü (halk arasındaki adı ile uyku terörü) yüksek oranda genetik sebeplerle var olan bir rahatsızlıktır. Yani anne ya da babada gece terörü rahatsızlığı var ise çocuklarında olma ihtimali de oldukça yüksektir.

Gece terörü nöbetleri genellikle uykuya daldıktan 2-3 saat sonra görülür. NONREM uykusunun bir fazından diğerine geçerken ortaya çıkmaktadır. Nöbet 20 saniye gibi kısa bir sürede bitebileceği gibi, bazı vakalarda beş dakika kadar da sürebilir.

Parasomnia nöbeti geçiren hasta çığlık atarak uykusundan uyanır. Gözleri açık olmasına rağmen uyku hali devam eder. Nöbet esnasında; yüzde kızarıklık, solunumun hızlanması, inilti ve hırıltı çıkarma gibi durumlar gerçekleşir. Nöbet bitiminde ise yapılanlar hatırlanmaz ve uyku hali devam eder.

Parsomnia (Gece Terörü) Belirtileri: Uykudan çığlık atarak uyanma, solunumun hızlanması, aşırı terleme, nadiren de olsa yatak odasını terk etme, uykuda kıyafetleri çıkarma ve şiddet eğilimi.

Parasomnia (Gece Terorü) Tedavisi: Genellikle iki – üç ay içerisinde kendiliğinden iyileşen bu rahatsızlık için uzman bir hekime görünmekte fayda vardır. Zira her parasomnia rahatsızlığı geçici olmayabilir ve tedavisi için geç kalınmamalıdır. Uyku hijyenini sağlamak, gün içinde aşırı bedensel yorgunlukları engellemek bu hastalığın tedavi yöntemlerindendir. Ayrıca çocuk hastalarda öğlen uykusu ve (nöbet sürekli aynı saatlerde gerçekleşiyor ise) nöbet öncesi uyandırma da tedavi yöntemlerindendir.

  1. Narkolepsi

En basit tabiri ile olmadık zamanlarda ve genellikle gündüz saatlerinde, birkaç dakikalık ya da birkaç saniyelik uyku nöbeti olarak tanımlanabilir. Hasta; araç kullanırken, bir makine başında çalışırken, sahnede sunum yaparken, kısacası herhangi bir işi yaparken birden bire uyuyabilir.

Bu rahatsızlık genelde gece teröründe olduğu gibi genetik olarak aktarılır ve yirmili yaşlarda nükseder. Beyinde “hypocretin” maddesinin eksik olması nedeni ile oluşur. Hastalığın motivasyon bozukluğu, dikkat dağınıklığı ve hafıza problemlerine de yol açtığı bilinmektedir. Narkolepsi hastalarında gece uykusu da kaliteden uzak ve yeterli değildir.

Narkolepsi Belirtileri: Kişinin uyanık olması gereken saatlerde birdenbire geçirdiği uyku nöbetleri.

Narkolepsi Tedavisi: Narkolepsi tanısını koymak için birçok tahlilin yanı sıra gündüz ve gece polisomonografi testi yapılmaktadır. Özellikle uyku laboratuvarında yapılan gündüz tetkiklerinde MSLT testi de yapılmalıdır. Bu test esnasında hasta sekiz dakikadan daha kısa süre de uykuya dalmakta ise ve REM uykusuna en az iki kere 15 dakikadan daha kısa bir süre de geçerse narkolepsi tanısı konma ihtimali yüksektir.

Narkolepsi için genelde ilaç tedavisine başvurulur. Bazı psikoterapi yöntemleriyle de ilaç tedavisi desteklenebilir.

  1. Uyurgezerlik

Modern tıbbın nedenlerini açıklamakta dahi zorlandığı uyurgezerlik hastalığı hepimizin bildiği üzere uyku esnasında gezinme olarak tanımlanabilir. Genelde NONREM uykusu esnasında olduğu savunulan bu hastalığa; bazı vakalarda REM uykusu esansında da rastlanılmaktadır.

Uyurgezer kişi uyku esnasında gözleri açık bir şekilde yürüyebilir, araç sürebilir, kıyafet değiştirebilir hatta sorulan sorulara mantıklı olmasa bile cevaplar verebilir.

Genelde dört – sekiz yaş aralığındaki çocuklarda rastlanan bu rahatsızlık, nadiren de olsa yetişkinlerde de görülmektedir. Çocuklarda görülen uyurgezerliğin nedeni için savunulan görüşler hipotez evresini geçmemektedir. Yetişkinlerde görülen uyurgezerliğin nedenleri arasında uyuşturucu madde kullanımını ve aşırı alkol tüketimini gösteren çeşitli klinik araştırmalar vardır.

Uyurgezerlik nöbeti geçiren kişi, nöbet esnasında yaptığı şeyleri hatırlayamaz.

Uyurgezerlik Belirtileri: Uyku esnasında genelde gözler açık, nadiren gözler kapalı şekilde gezinme veya yatakta oturma eylemi; bu rahatsızlığın belirtileri arasındadır.

Uyurgezerlik Tedavisi: Eğer farklı bir nörolojik rahatsızlık yok ise, uyurgezerlik için özellikle uygulanan bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Bazı psikoterapi metotları ile bu rahatsızlığın tedavi edilebildiği görülse de, tüm vakalarda aynı sonuca ulaşmak günümüzde mümkün değildir.

Uyurgezerlik genelde kendi kendine ortadan kalkan bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlığa yakalanan kişilerin yatak odaları, (kendilerine ya da başkalarına zarar vermelerini engellemek için) kesici, delici ve yaralayıcı cisimlerden arındırılmalıdır.

  1. Seksomnia

Uyurgezerlik hastalığının bir varyasyonu olarak değerlendirilebilecek olan seksomnia; tıp literatürüne resmen 2003 senesinde dahil olmuştur. Kısaca uyku esnasında aşırı cinsel dürtü olarak değerlendirilebilir. Tıp çevrelerinde “uyku seksi”  ya da “uyku esnasında anormal seksüel davranışlar” olarak da isimlendirilir.

Seksomnia hastalığına yakalanan kişiler NONREM uykusu esnasında; uyanarak partnerini cinsel ilişkiye zorlayabilir, mastürbasyon yapabilir. Bu rahatsızlık genel olarak erkeklerde görülmektedir. Sıklıkla görüldüğü yaş aralığı ise 30 – 50 yaş aralığıdır.

Seksomnia hastaları; nöbet esnasında yaşadıkları cinsel deneyimi hatırlamayabilirler. Bu nedenle uyurgezerlik hastalığının bir çeşidi olarak değerlendirilmektedir.

Seksomnia Belirtileri: İnleme gibi cinsel vokalizasyonlar, uykudan uyanıp partnerini cinsel ilişkiye zorlama, uykuda mastürbasyon, partnerine fiziksel şiddet uygulama ve tecavüz.

Seksomnia Tedavisi: Öncelikle bu hastalığın tanısını koymak için polisomonografi testi şarttır. Hatta bazen tek gecelik test yeterli gelmemekte ve hasta birkaç gün polisomonografi testine tabi tutulmaktadır. Vakaların birçoğunda ilaçlı tedavi uygulanmaktadır.       

 

  1. Uyku Felci

Halk arasında “karabasan” olarak isimlendirilen uyku bozukluğunun tıp dünyasındaki adı “uyku felci” şeklindedir. Normalde uykuda olan kişi “fizyolojik uyku felci” halindedir. Yani beyin kaslara hükmetmediğinden dolayı, kişi uyku halinde hareket edemez. Kişi uyanmış olmasına rağmen beyin hala kaslara hükmedemiyorsa ve vücudun göğüs, boyun bölümlerinde baskı hissediliyorsa “fizyolojik uyku felci”, yani kısaca “uyku felci” olarak adlandırılır.

Uyurgezerlik ve narkolepsi rahatsızlığı olan kişilerde uyku felci durumu sıklıkla görülür. Ayrıca aile bireylerinin herhangi biri, uyurgezerlik ve narkolepsi hastalıklarını daha evvel yaşamış ise diğer bireylerde de uyku felcine rastlanabilir. Uyku felci nöbeti birkaç saniye ile birkaç dakika aralığında sürebilir. Nadiren halüsinasyonlar görülebilir ve felç süresi daha uzun sürebilir.

Uyku Felci Belirtileri: Uyanılmış olmasına rağmen; kasların çalışmaması, yataktan kalkamama, nefes almakta güçlük çekme, üzerinde ağırlık hissi.

Uyku Felci Tedavisi: Uyku felci nöbetlerinin sık yaşanması durumunda ilaçlı tedavi uygulanabilmektedir. Normalde uyku düzeninin sağlanması ve stresten uzaklaşmak, nöbetleri azaltmak ve ortadan kaldırmak için yeterlidir.

 

  1. Patlayan Kafa Sendromu

1920 yılından bu yana varlığı bilinen ama tıp literatürüne resmen 1989 yılında giren “patlayan kafa sendromu”, uykuya dalarken ve uyanırken kafa içinde yüksek sesli bir patlama hissi yaşanması olarak tanımlanabilir.

Aslında en zararsız uyku bozukluklarından biri olan bu rahatsızlık, kafanın içinde silah sesi, yıldırım sesi, şiddetli kapı çarpması ve yoğun uğultu olarak baş gösterebilir. Özellikle uyandıktan sonra solunum bozukluğu, kalp atış hızının artması, aşırı kaygı ve korkuyu beraberinde getirebilir.

Genelde merkezi sinir sistemi rahatsızlıklarının tetiklediği bu hastalık, zaman zaman bazı ilaçların yan etkisi olarak da ortaya çıkabilir. Genelde 50 yaş üstü kişilerde ve narkolepsi ve uyku apnesi rahatsızlığı yaşayanlarda görülür. Çocuklarda nadiren rastlanan hastalık, gece terörü ile birlikte de görülebilir. Kesin olmamakla beraber aşırı stresin ve aşırı alkol kullanımının da bu hastalığı tetiklediği düşünülmektedir.

Patlayan Kafa Sendromu Tedavisi Belirtileri: Uykuya dalış esnasında ve uyanırken şiddetli patlama sesleri duyma.

Patlayan Kafa Sendromu Tedavisi: Vakanın sıklıkla yaşanması durumunda psikoterapi veya ilaçlı tedaviye başvurulur. Nöbetlerin sık yaşanmadığı vakalarda ise stres unsurlarını azaltma, alkol ve uyuşturucu madde kullanımını bitirme, uyku düzeni sağlama gibi önlemler rahatsızlığı tedavi etmektedir. 

  1. Uyuyan Güzel Sendromu (Kleine-Levin veya KLS Sendromu)

Ülkemizde de, dünyada da nadiren görülen bir rahatsızlıktır. Genelde ergenlik döneminde ortaya çıkar. Bu rahatsızlığın görüldüğü kişiler 24 saat veya daha fazla (hatta bazı vakalarda bir hafta boyunca) uyurlar. Öyle ki bu uyku haline sadece yemek ve tuvalet ihtiyacını gidermek için ara verirler. İhtiyaçlarını giderdikten sonra da uykularına devam ederler.

Hasta uzun süren uykusundan uyandıktan sonra bile beynin tüm fonksiyonları çalışır halde değildir. Dikkat eksikliği, motivasyon bozukluğu, şaşkınlık, zaman ve mekan algısında bozukluk gibi durumlar baş gösterir. Ayrıca uykuda geçirilen süre ne kadar uzun olursa olsun, hasta bu süreyi algılayamaz; sanki akşam uyumuş ve sabah uyanmış gibi hisseder.  Hasta uyandıktan sonra ise oldukça neşesiz, sinirli ve saldırgan olabilir. Bu rahatsızlık hafıza zayıflığını da beraberinde getirmektedir. Kişi yakın geçmişte yaşadıklarını bile hatırlamakta güçlük çekebilir.

KLS sendromu genelde ergenlik döneminde ortaya çıkan bir hastalık olmasına karşın; çok nadirde olsa 30-40 yaş aralığında da bu rahatsızlığa yakalanan kişiler gözlemlenmiştir. Kleine-Levin sendromundaki hastalar aşırı yemek tüketebilir ve seks dürtüleri normalin üstünde olabilir. Ayrıca bu hastaların acı eşikleri de oldukça yüksektir; genelde yaşadıkları acıyı hissetmezler. Sıcaklık algıları ise normal insanlara göre farklıdır. Çok sıcak havalarda üşüyebildikleri gibi, çok soğuk havalarda terleyebilirler. Sürekli bir dejavu hissi ile karşı karşıyadırlar; ilk defa yaşamış oldukları bir olay karşısında bile daha önce yaşamış gibi hissederler.

Bu hastalık kişide birkaç yıl ortadan kaybolduktan sonra yeniden ortaya çıkabilir. Grip, sinir sistemi rahatsızlıkları, bağışıklık sistemi bozuklukları ve aşırı stres; bu hastalığın nüksetmesine neden olabilir. Aylar boyunca günde 12 – 21 saat arasında süren uyku nöbetleri yaşanabilmektedir. Uyku nöbetlerinin sıklığı ve süresi her vakada değişiklik göstermektedir. Uyku nöbetlerinin yaşanmaya başladığı andan itibaren, hasta bakıma ihtiyaç duyar ve tek başına hayatını idame ettirmesi neredeyse imkansızdır.

Uyuyan Güzel Sendromu Belirtileri: Bu hastalığı en büyük belirtisi, uzun süre uykudan uyanamamaktır. Ayrıca uykuya dalmadan evvel şiddetli baş ağrıları da yaşanmaktadır.

Uyuyan Güzel Sendromu Tedavisi: Neden ortaya çıktığı net olarak bilinmeyen, bazen on üç yıl boyunca sürebilen bu rahatsızlığın iyileştirilmesinde ilaçlı tedavi metotları kullanılmaktadır. Hastalar uyku nöbetlerinin baş gösterdiği dönemlerde epilepsiye de yakalanabilirler. Bu sebeple olası bir epilepsiye karşı da önlem alınır.

Yorum Yap
ÜCRETSİZ RANDEVU AL /TEDAVİ BAŞVURU FORMU
Horlama Tedavisi Bilgi ve
Randevu Formu
Takip Et Abone Ol