Horlama ameliyatı nedir ve nasıl yapılır?

Horlama ve uyku apnesi toplumumuzu derinden etkileyen bir hastalıktır. Aslında çoğu kişi horlamanın bir hastalık olduğunu düşünmez, rahatsız edici bir gürültü olarak tarif eder veya uyku apnesi olan kişilerin çoğu gün içerisinde yaşadıkları yorgunluğun, boynun terlemesinin veya gün içinde sinirli olmasının hastalığın semptomları olduğunu bilmez. Yeteri kadar farkındalık ve bilinç oluşmadığı için çoğu kişi tedavi olamamaktadır. Peki toplumumuzu %30 lar kadar etkileyen bu hastalıkların tedavisi nasıl yapılır?

3 adet yöntem vardır. Kulak Burun Boğaz Uzmanlarının yaptığı bir takım cerrahi müdahaleler, CPAP maskesi ve horlama protezi ile tedavidir.

Horlama ameliyatı nasıl yapılır?

Horlama ve uyku apnesi zorlayıcı bir hastalıktır. Günün ortalama 8 saati maruz kalındığı düşünülürse bir çok araştırmacının neden bu konuda çalıştığını anlamak zor olmaz. İnsanlar genellikle bir hastalık karşısında beklentileri bir uygulama yapılsın ve tamamen geçsin ileride herhangi bir tedaviye ihtiyaç kalmasın yönündedir. Cerrahi müdahaleler (ameliyatlar) teorikte bu isteğe cevap vermektedir fakat klinik olarak bakıldığında ise tek başlarına başarılı olma ihtimalleri çok sınırlıdır. Ayrıca kişinin ameliyat olabilmesi için asgari sağlık koşullarının yeterli olması gerekir. Kontrolsüz diyabet veya kalp rahatsızlıklar ameliyat yapılmasını zorlaştırır. Uyku apnesi olan kişilerin genelde kilo problemi olması ve buna bağlı olarak bu tür hastalıkların görülmesini neden olur. Bunun dışında kilo problemi olan birisinin zayıflamadan ameliyat yapılması başarı şansını neredeyse sıfıra düşürür.

Peki uygun olan vakalarda ne tür horlama ameliyatları yapılmaktadır.

Horlama Ameliyatı Türleri

Burun (nazal) ameliyatları

Burun yolunda olan tıkanıklığın horlama ve uyku apnesine olan katkısı nedeniyle yapılır. Bunları deviasyonun (hava yolunda eğrilik) düzeltilmesi ve açılması, burun konkaların (burundaki etlerin) radyofrekans ile yakılarak küçültülmesidir. Burundan nefes almak uyku kalitesini artırır. Bu yapılan operasyonların tamamen etkisi 3-6 ay sonra ortaya çıkmaktadır. Bu operasyonları aslında sadece uyku kalitesi için gün içindeki yaşam kalitemiz için de düşünmeliyiz. Sürekli ağzından nefes alınmasına bağlı olarak akciğerler normalden daha fazla büyürler ve kalbe baskı yaparak da pulmoner hipertansiyona da neden olurlar. Doğru teşhis için kulak burun boğaz muayenesi gerekmektedir. Konkaların sürekli şiş olma durumunda alerjik etkileri de düşünmek gerekir. Eğer böyle bir durum varsa alerji tedavisi de yapılması gerekir. Bununla birlikte horlama ve uyku apnesinin yutak bölgesinde meydana geldiği düşünüldüğünde bu operasyonların hastalığı azaltıcı etkisi çok azdır.

Yumuşak damak ve küçük dile yapılan ameliyatlar:

Horlama ve uyku apnesinin temelinde uyku sırasında yutak bölgesindeki dokuların hava yolunu tıkması vardır. Buradaki dokular küçük dil, yumuşak damak ve dil köküdür. Cerrahi müdahaleler ile buradaki dokuların bir kısmı çıkartılarak hava yolunun açılması sağlanır. Lazer veya radyo frekans yöntemleriyle (uvulapalatofaringoplasti, UUUP) bu sarkmış, gevşemiş dokuların bir kısmı çıkartılır. Bu ameliyatların üç ana komplikasyonu vardır. Bunlar: fazla doku çıkartılmasına bağlı olarak sesin incelmesi ve yediklerin burna kaçması; yetersiz cerrahi ve nazofaringeal stenozdur. Ayrıca bu operasyonların başarı oranı oldukça düşüktür ve nüks ihtimali vardır. Ameliyat sonrası ise oldukça ağrılı olmaktadır.

Alt çenenin ileriye doğru kaydırılması (ortognatik cerrahi)

Özellikle alt çenenin doğumsal olarak küçük ve geride olduğu durumlarda uygulanır. Alt çene cerrahi olarak üçe kırılır ve çene öne doğru konumlandırılır. Bu operasyon ile dil kökü de öne doğru gelerek hava yolu açılır. Oldukça etkili ve başarılıdır. Fakat iyileşme süreci yaklaşık 45 gün kadar sürmektedir. Hastalar bu süre zarfında pipet ile beslenmektedir ve hasta açısından problem yaratabilir.

Dil ve dil kökü ameliyatı:

Bu operasyonlarda amaçlanan dil kökünün öne doğru çekilmesidir. Yapılması zor bir operasyondur, iyileşme süreci hasta açısından sıkıntılıdır. Kilo problemi olan hastalarda yapılması uygun değildir. Öncelikle yapılması gereken bir diyet programı ile hastanın kilo verilmesini sağlamaktır.

Cerrahi müdahaleler ve ameliyatların amacı tek seferde tedavi olmasının amaçlanmasıdır. Fakat ne yazık ki bu çoğu zaman mümkün olamamaktadır. Ameliyat ise bazen başlı başına bir risk olabilmektedir. Diğer bir alternatif tedavi yöntemi olan horlama protezi, ameliyata göre daha etkili ve daha acısızdır.

Yorum Bırakın

Your email address will not be published.