Hemen Başvur

Horlama Nedir? Horlama Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Ana Sayfa Horlama Nedir? Horlama Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Horlama, soluk alma sırasında tıkanıklık gibi durumların oluşmasıyla havanın dar bir alandan geçmesinin etrafında bulunan yumuşak dokuların titreşimiyle ortaya çıkan sestir. Darlığın artmasıyla horlamanın şiddeti artmaktadır.

 

 

Neden horlarız?

1- Uyku Pozisyonu

Alışılan uyku pozisyonu horlamaya sebep olabilir. Sırt üstü yatış pozisyonu boğaz kaslarında gevşemeye ve daralmaya neden olur. Kaslardaki bu gevşeme horlamaya sebep olabilir. Uyku esnasında hangi yönde uyuduğumuzu saptamak mümkün olmayabilir. Ancak kendi sesimize uyanmanız durumunda sırt üstü yatarken bulursanız bu pozisyon yerine sağa ya da sola dönerek tekrar uyumayı deneyebilirsiniz.

2- Fazla kilolar

Fazla kilolar horlamayı kötüleştirebilir. Çünkü boyunda bulunan fazla yağlar solunum yolunun daralmasına sebep olur. Ayrıca yağ dokuları ile boğaz kısmında titreşen yumuşak doku miktarının çoğalması horlamaların daha gürültülü olmasına sebep olmaktadır. Kilo vermek boynun incelmesine bu da daha rahat nefes alınmasına imkan sunar.

3- Uzun süreli antidepresan kullanımı

Türkiye’de her 10 kişiden 1’i antidepresan kullanıyor. Kadınlarda oran iki kat fazla..

Yapılan araştırmalara göre dünyada yaklaşık 550 milyon kişi depresyon ilaçları kullanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de her 10 kişiden 1’i antidepresan ilaçları kullanıyor ve kadınlarda antidepresan kullanım oranı, erkeklere nazaran 2 kat fazladır. Yakın gelecekte antidepresan kullanımının daha da artması düşünülmektedir. Bu artışın global bir krize neden olmasından endişe duyulmaktadır.

Antidepresan ve kısa süreli yatıştırıcı özelliğe sahip ilaçların sürekli kullanımlarında uyku apnesi ve horlamaya neden oldukları tespit edildi.

Uyku için ilaç kullanılmadan önce, uyku sorununun nedeni tespit edilmelidir. Ayrıca her antidepresan ilaç uykuya neden olmamaktadır.

Sakinleştirici ve antidepresan ilaçlar tüm vücudun rahatlamasını sağlar. Bu rahatlama kaslarda oluşur. Aynı şekilde bu ilaçlar boğaz kasları da etkilenir. Bu nedenle horlayan kişilere bu tür ilaçlar tavsiye edilmez.

Antidepresan, antihistaminik, antispsikotikler gibi ilaçların yan etkileri arasında horlama sayılmaktadır. Uyku apnesi sendromu; sakinleştirici, antidepresan, uyku ilacı vb. kullananlarda sıkça görülmektedir. Bunun dışında bazı antidepresanlar horlama için kullanılmıştır. Ama bunların hiçbirinin horlamayı etkili bir şekilde yok etmesine tanık olunmamıştır

4- Sinüzit

Alerjik reaksiyonlar, burundaki şekil bozuklukları ya da soğuk algınlığı sinüzite sebep olabilir. Sinüs boşluklar virüs ya da bakteri yüzünden şişer ve müköz zar salgısı sinüslerde birikir. Bu iltihap sinüslerde ağrıya, ciddi tıkanıklıklara ve genzin akmasına yol açabilir. Sinüzitin nefes almayı güçleştirilmesi uyku sırasında horlamaya sebep olmaktadır.

5- Alkol

Alkolün gevşetici etkisini tüm vücudunuzda hissedebilirsiniz. Boğaz kaslarının çok gevşemesi uyku esnasında horlamaya sebebiyet vermektedir. İçki içilen saat ve uyku saatinin birbirine yakın olması horlama ihtimalini yükseltir.

6- Alt Çenenin Geride ve Küçük olması

Horlama ve uyku apnesi, uyku sırasında yutak bölgesi kasları ile dil kökünün normalden daha fazla gevşeyip hava yolunu tıkamasıyla oluşur. Alt çenesi üst çenesine göre geride yani daha küçük alt çeneye sahip olan kişilerde dil kökü olması gerekenden daha geri pozisyonda konumlanacağı için bu kişilerde kilo problemi olmasa bile ileri derecede horlama ve uyku apnesi gözlenebilir. Ayrıca alt çenesi geride ve küçük olanlarda doğumsal olarak üst solunum hava yolu dardır. Bu kişilerin horlama ve uyku apnesine yakalanma riski normal olan bireylere göre 4 kat daha fazladır.

Horlama protezi uyku sırasında alt çeneyi ileri bir pozisyonda konumlandırdığı için alt çenesi küçük ve geride olan hastalarda bile horlama ve uyku apnesini engeller.

Yapılan araştırmalar, horlama ve sleep apne şikayeti bulunan hastaların havayolu hacimlerinin azalmış olduğunu göstermiştir. Hava yolu hacminin daralmasına sebep olan etkenlerden birisi de alt çenenin geride konumlanmasıdır. Mandibular retrognati, alt çenenin , kafa kaidesine göre geride konumlanması şeklinde tanımlanabilir. Alt çenenin geride konumlanması ile birlikte, dil ve bağlı dokular da farinks arka duvarına yaklaşmış ve hava yolu daralmıştır.

7- Anatomi

Ağızdaki dokuların şekli de horlamanın açıklaması olabilir. Solunum yolu ne kadar dar olursa horlama sesi o kadar yüksek duyulur. Normalden daha uzun ve yumuşak bir küçük dil oldukça gürültülü bir horlamaya neden olacaktır. Diğer fiziksel nedenler arasında şişmiş lenf bezleri veya bademcikler, horlama nedeni olarak sayılabilir.

8- Şekil bozuklukları

Burun eğriliği gibi burun ile ilgili problemler horlamaya sebep olabilir. Bu duruma eklenecek aşırı kilolar, sırt üstü yatmak veya alkol gibi diğer nedenlerle birleştiği zaman horlama şiddeti çok daha fazla artabilir.

Horlamamak için Nelere Dikkat Etmeliyiz?

  1. Fazla kilolu bireylerin diyet ve spor yaparak kilolarından kurtulması, apnenin önemli oranda azalmasını sağlamaktadır.
  2. Alkol ve sigara kullanımından kaçınılmalıdır. Bu maddelerin kullanımı boğazdaki kasların gevşemesiyle solunumu etkilerler.
  3. Yüzükoyun veya yan pozisyonda yatarak uyuma alışkanlığı kazanılmalıdır. Sırtüstü pozisyon dilin ve yumuşak damağın geriye sarkarak hava yolunu daralmasına neden olur..
  4. Burnumuzun açık olması gerekir. Eğer tıkalıysa bu sorunun ortadan kaldırılması ve burnun açtırılması gerekir.Alerji, burunda et ve kemik büyümesi gibi nedenler burnun tıkanmasına yol açabilir. Şayet böyle bir durum varsa Kulak Burun Boğaz Uzmanına başvurulması lazım. Sürekli ağızdan nefes almak horlama ve uyku apnesini artırır.
  5. Sporu hayatımızın bir parçası haline getirmemiz gerekir.

HORLAMANIN TEDAVİSİ NASILDIR?

 

Horlama hayatımızı kabusa çeviren ve önemsenmesi gereken bir hastalıktır. Günümüzde horlamanın tedavisi olarak üç yöntem vardır. Bunlar horlama protezi, cerrahi uygulama ve maskedir.

1)Horlama Protezi

Horlamayı engellemenin en kolay, ekonomik ve etkin tedavi yöntemi horlama protezleri… Kişiye özel hazırlanan protezi, dişler üzerine oturtuluyor ve geceleri uykuda kullanılıyor. Protez, alt çeneyi ileri ve aşağı doğru konumlandırarak sarkmış dokuları eski gerginliklerine kavuşturarak soluk yolunu açıyor, horlama ve uyku apnesini engelliyor. Protezin başarı oranı yüzde 90-95’e ulaşıyor.

Horlama protezi kişinin ağız ve diş yapısına özel olarak, takıp çıkarılabilecek şekilde yapılmaktadır. Hastanın gece yattığında düzenli bir uyku uyumasını sağlar, tıkanmayı ortadan kaldırır ve rahatlatır. Bu takılan apareye horlama protezi adı da verilir. Hastalık erken teşhis edilmiş ise diğer yöntemlere göre daha avantajlıdır. Kullanımı ve taşıması kolaydır,. kullanıldığı andan itibaren horlamada azalma görülür, cerrahi müdahale gerektirmez ve ucuz bir yöntemdir. Sadece gece yatarken takılmaktadır.

2) Cerrahi uygulamalar

Yumuşak damak sarkması ve küçük dilin uzaması horlamaya neden olur. Cerrahi ameliyat ile yumuşak damağın ve küçük dilin bir kısmı çıkartılır. Bu yönteme Radyofrekans ile uvulaplasti denir. Eskiden sıkça uygulanan bu yöntem artık güncelliğini kaybetmiştir. Çünkü ameliyattan sonra 1,2 ay gibi kısa sürede nüks etme ihtimali vardır. Çünkü ağzımızda horlamaya ve uyku apnesinin esas nedeni büyük dilimizdir. Dil uyku sırasında gevşeyerek geriye doğru kaçarak hava yolunu tıkar. Fakat dilin içinde hayati damar ve sinirler olduğu için küçük dil ya da yumuşak damak gibi bir kısmı kesilip çıkartılamaz. Bundan dolayı redyofrekans gibi uygulamalar esas nedene yani büyük dile yapılamadığı için yeteri kadar faydası yoktur. Aksine iyileşme süreci oldukça sancılıdır ve ayrıca sesin incelmesi ve yediklerin burna kaçması gibi komplikasyonlar gözlenebilinir.

3) CPAP Maskesi

CPAP burun ve/veya ağızdan pozitif basınçlı hava vererek üst solunum yolunun kollabe olmasını engelleme amacıyla kullanılan bir cihazdır. Tüm dünyada milyonlarca uyku apne hastası bu cihazları kullanmaktadırlar.

CPAP sabit basınç üretmeyi amaçlayan bir cihazdır. Cihaz içindeki tribün sayesinde pozitif basınç üretir, basınç sensörleri sayesinde hortum ve maske içindeki basıncı ölçerek sabit basınç sağlamak amacıyla hortum içinde basınçlı hava verir. Bir maske aracılığı ile basınçlı hava hastanın üst solunum yoluna uygulanır.

CPAP maskesini kullanmak oldukça zordur. Çoğu kişi aldıkları bu cihazı kullanamamaktadır.

CPAP maskesi cilt tahrişine neden olabilir ve maskenin oturduğu yerlerde alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Klostrofobi veya boğulma hissine neden olabilir.Burun kuruluğununa ve alerjik rinite neden olabilir. Kullanımı zordur. Yapılan çalışmalarda CPAP maskesi verilen bireylerin bir yıl sonra kullanım oranı %60’tır.

HORLAMA RİSKLERİ

Horlama genellikle sadece rahatsız edici bir gürültü olarak algılanıp, horlama risklerinin göz ardı edildiği bir sorundur. Sadece bir gürültü olarak algılandığında dahi eşler arasında veya oda arkadaşları arasında sorunlara neden olacağından tedavi edilmesi gereken bir sorundur. Ayrıca horlayan kişi uyku sırasında nefessiz kaldığından horlamanın uzun ya da sık sık yaşandığı durumlarda organlar ciddi zararlar görebilir.

Horlama riski gözardı edildiği durumlarda birçok psikolojik ve fizyolojik sorunlara yol açabilir. Bu nedenle horlamanın bir hastalık olduğunu kabul ederek tedaviye başlamak, yaşam kalitesi ve sağlık açısından kritik bir noktadır.

Sizde Uyku Apnesinden Kurtulun !

Rahat bir uyku, sağlıklı bir yaşam için hemen bizimle irtibata geçin.

+90 216 363 34 34 Hemen Başvur
Takip Et Abone Ol