Horlama Nedenleri Nedir?

Uyku Pozisyonu

Alışılan uyku pozisyonu horlamaya sebep olabilir. Sırt üstü yatış pozisyonu boğaz kaslarında gevşemeye ve daralmaya neden olur. Kaslardaki bu gevşeme horlamaya sebep olabilir. Uyku esnasında hangi yönde uyuduğumuzu saptamak mümkün olmayabilir. Ancak kendi sesimize uyanmanız durumunda sırt üstü yatarken bulursanız bu pozisyon yerine sağa ya da sola dönerek tekrar uyumayı deneyebilirsiniz.

Fazla kilolar

Fazla kilolar horlamayı kötüleştirebilir. Çünkü boyunda bulunan fazla yağlar solunum yolunun daralmasına sebep olur. Ayrıca yağ dokuları ile boğaz kısmında titreşen yumuşak doku miktarının çoğalması horlamaların daha gürültülü olmasına sebep olmaktadır. Kilo vermek boynun incelmesine bu da daha rahat nefes alınmasına imkan sunar.

Sinüzit

Alerjik reaksiyonlar, burundaki şekil bozuklukları ya da soğuk algınlığı sinüzite sebep olabilir. Sinüs boşluklar virüs ya da bakteri yüzünden şişer ve müköz zar salgısı sinüslerde birikir. Bu iltihap sinüslerde ağrıya, ciddi tıkanıklıklara ve genzin akmasına yol açabilir. Sinüzitin nefes almayı güçleştirilmesi uyku sırasında horlamaya sebep olmaktadır.

Alkol

Alkolün gevşetici etkisini tüm vücudunuzda hissedebilirsiniz. Boğaz kaslarının çok gevşemesi uyku esnasında horlamaya sebebiyet vermektedir. İçki içilen saat ve uyku saatinin birbirine yakın olması horlama ihtimalini yükseltir.

Anatomi 

Ağızdaki dokuların şekli de horlamanın açıklaması olabilir. Solunum yolu ne kadar dar olursa horlama sesi o kadar yüksek duyulur. Normalden daha uzun ve yumuşak bir küçük dil oldukça gürültülü bir horlamaya neden olacaktır. Diğer fiziksel nedenler arasında şişmiş lenf bezleri veya bademcikler, horlama nedeni olarak sayılabilir.

Şekil bozuklukları

Burun eğriliği gibi burun ile ilgili problemler horlamaya sebep olabilir. Bu duruma eklenecek aşırı kilolar, sırt üstü yatmak veya alkol gibi diğer nedenlerle birleştiği zaman horlama şiddeti çok daha fazla artabilir.

Tıkayıcı Uyku Apnesi

Horlama esnasında küçük dil ve yumuşak damağın beraberinde dilin geriye kaçıp soluğu 10 saniye veya daha fazla tıkanmasına, tıkayıcı uyku apnesi denir. Bu nefes alamama sırasında kandaki oksijen basıncı düşer ve kalp kanı daha çok pompalamak zorunda kalır. Bu durum kalbin görevini daha da arttırmış olduğundan bir müddet sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi meydana gelir. Birey uyku sırasında tüm bunlar olup biterken uykunun çok kısa bir döneminde derin uyku fazına geçebilir. Fizyolojik dinlenme ise sadece derin uyku fazında mümkün olabileceğinden, dinlenmeden geçen gecenin gündüzü uykulu, yorgun ve verimsiz olur. Gündüz her fırsatta uyuklamalar görülür.

 

Yorumunuzu Yazın

Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.