ALKOL, SİGARA GİBİ KÖTÜ ALIŞKANLIKLAR

Türkiye’de  yapılan çalışmalara  göre, en az 20 milyon bireyin horladığı ve daha fazla kişinin horlamaya maruz kaldığı tespit edilmiştir. Horlamanın tedavisi ise bilinenin aksine çok daha kolaydır.

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklar, dil, damak ve yutak kaslarının gerginliklerinin azalmasına neden olmaktadır, bu kasların gergin olmaması uyku sırasında rahat nefes almayı engeller ve sonuç olarak horlama kaçınılmaz olur. Horlama esnasında görülen  kalp ritmi bozukluğu, tansiyonun yükselmesine  ve kalp büyümesine neden olmaktadır. Bu da horlayan kişilerin ileride kalp hastası olma ihtimalini arttırır.

Alkol bütün organları etkisi altına aldığı gibi beyni de etkiler ve vücut fonksiyonlarının yavaşlamasına neden olur. Uyku esnasında  vücut kasları belli bir gerginliktedir, fakat alkol alındıktan  sonra  yavaşlayan beyin faaliyetleri vücuda daha az sinyal gönderir. Alkolün gevşetici özelliğinden dolayı az sinyal alan vücut kasları tamamen devre dışı kalır. Alkol uyku apnesine (uyku esnasında solunumun tamamen durması) de neden olur. Uyku apnesi horlamanın daha ileri bir evresidir.

En düşük alkol oranı olan birada bile (330 cl’de 140 kalori olduğunu düşünürsek) yüksek oranda alkol alınması vücudumuz için ciddi bir kilo alım sebebidir. Aşırı kilonun ve obezitenin horlamaya etkisi daha önce burada ayrıntılı bir şekilde anlatılmaktadır.

Sigarayı doğrudan içmek ile maruz kalmak arasında hiçbir fark yoktur. İki halde de kişilerin üst solunum yolları tıkanır ve nefes almaları azalır. Hava akımını rahat gerçekleştiremeyen bir burun horlamaya neden olur.

Yorumunuzu Yazın

Yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır.